satışın anahtarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
satışın anahtarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2020 Pazartesi

Satışın T.E.M.İ.Z Adımları M: “Müşteriye Çözüm Sun”

Satışın tüm süreçlerini ele aldığımız T.E.M.İ.Z  modülündeki M başlığımız altında “Müşteriye Çözüm Sun” adımlarını ve alt başlıklarını değerlendireceğim.
Müşterimize doğru soruları yönelttiğimiz süreç olan “Etkin Sorular Sor” adımıyla müşterimizi gözlemledik. Onları ucu açık sorular sorarak bolca konuşturduk. İhtiyaçlarını onlardan dinledik. Ne istediklerini ve bu istek karşısında ayırdıkları satın alma bütçelerini öğrendik. Kısaca; müşterinin satın almasını sağlayacak veya kolaylaştıracak tüm değişkenleri belirledikten sonra “Müşteriye Çözüm Sun” adımı başlamaktadır. İhtiyaçlarını belirlemiş olduğumuz müşteriye buna en uygun çözümleri alternatifleriyle birlikte sunulduğu bölüm bu bölümdür. 
Öğrendiğimiz en önemli satın alma değişkeni bütçe ise, yani müşterimiz belli bir fiyatın üzerine çıkamayacağını birkaç kez belirtmişse o zaman o fiyat bandındaki en uygun ürünü sunmak tüm seçenekleri sunmaktan daha doğru olacaktır. Satışla ilgilenen kişilerin en büyük hatası bir müşteriye tüm ürün yelpazesini sunmasıdır. Bu müşterinin işini kolaylaştırmaz tam tersine tüm seçenekler arasında kaybolmasına neden olur. Satın alma isteğinden müşterinizi uzaklaştırmanın en güzel yoludur. Ne istediğinizi sorduğunuz müşteri bütçe ve renk bilgisini verdiyse bu iki kritere uygun seçenekleri sunmak önemlidir.
Bazen müşteriler imkansızı ister. Satın almayı istedikleri model, istedikleri fiyat aralığında değildir. Artık müşterileriniz elinde akıllı telefonlar var ve hem mobiller hem de dijitaller. Bilgiye saniyeler içinde ulaşabiliyorlar. Bu nedenle de satış yapanı zorlarlar. Çünkü etiket fiyatı üzerinden ne kadar hareket alanınız var onu görmek isterler. Siz de esnaf tabiriyle ayağı alışsın diye verdiğiniz indirim, imtiyaz, az komisyon zaman zaman size zor anlar yaşatabilir. Tüm bunları engellemenin yolu iyi bir gözlem, gözlem sonucu ihtiyaçlar analizi sonrasında buna en uygun seçeneklerin belirlenmesidir. Müşteride kendisine iyi bir danışmanlık hizmeti yapıldığı algısı oluşursa bedeli ne olursa olsun bu bedeli ödemeye razı olmaktadır.
Belirlenen seçeneklerin müşteriye sunulması için artık yazılımlar var. Neredeyse tüm şirketler bu adımı doğru soru ve sonrasında verilen cevaba uygun seçenekleri sunmak daha az finansal kayıp yaşamak için bu sistemleri kullanırlar. Hatta çoğu zaman bir müşteri talebi sonrasında satıcıdan “sistem buna izin vermiyor” gibi bir klişe duyarız. Çünkü laf ağızdan bir kere çıktı mı, o ok yaydan bir kere çıktı mı geri dönüşü olmayan bir yola girdiğinizi patronlar bilir ve bunu sistemler veya otomasyonlar aracılığıyla kontrol etmek isterler. Bu nedenle doğru seçenekleri sunulması için sunduğunuz çözüm yolunun tüm özelliklerini bilmelisiniz yetmez çok iyi bilmelisiniz. Satışını gerçekleştirmeyi düşündüğünüz ürünün, çözümün, tarifenin, dijital çözümün, hizmetin tüm artısını ve eksisini, piyasadaki yerini, rakiplerine göre konumlandırılmasını bilmelisiniz.
Bir örnekle açıklayalım;
Bir olta satıcısınız. Elinizde her tip balıkçılığa uygun olta var. Mağazada sayısız seçenek , model, farklı fiyatla satışa sunulmuş. Mağazadan içeri bir müşteri girer. Satış macerası başlar. Doğru sorular sormadan ürün satmaya çalıştığınızı bir hayal edin. Ne o ? Mağazadaki sonsuz sayıdaki seçenekleri bir bir anlatacak mısınız bu durumda? Mecburen bir yol haritasına ihtiyacınız var. Bir başlangıç noktası, bir şifreye ihtiyaç var. Hepsi de müşteride saklı. Mağazada bulunan oltaların kategorilerine göre sadece uzunluğunu ve fiyatını bilmeniz de şüphesiz ki yetersiz kalacaktır. Bu durumda soru sormak ve müşteriyi sıkmadan ona danışmanlık yapmak şarttır. Müşteri analizi sonrasında, sorulan sorulara verilen cevaplarla hareket etmek zorundasınız. Ancak çözüm alternatiflerine hakim değilseniz, ürünleri bilmez, yetersiz kalır, “durun bir bakayım”, “etiketinde yazıyordur” gibi ifadelerle 20 metrede dere balıkçılığı için istenen olta yerine okyanus balıkçılığına uygun bir oltayı satarsanız bulduğunuz çözüm yolu müşterinizi mutlu etmeyecektir. Aynı müşteriye ona gittiği bu yolda danışmanlık yaptığınızda ise satışı yapılan üründen mutlu olacaktır. Benzer tüm ihtiyaçlarını karşılamak veya bu sefer okyanus balıkçılığı için ihtiyacı olan oltayı almak için yine size gelecektir. Mutlu müşteri olduğu için de benzer talepleri olan yakınlarını referans olacak ve onları da size yönlendirmek isteyecektir. Bu vesile ile bir kez yapılan satış bir çok satışın kapısını aralamış olacaktır. Yapılan bir çok araştırmaya göre mutsuz müşterinin mutlulardan en 3 kat daha fazla kişiye deneyimlerini aktardıkları tespit edilmiştir bunu unutmayalım. Satış kimilerine göre bir müşteriden bir kez ürünün fiyatını almak olarak tanımlanırken kimilerine göre ise satış, bir müşteriden düzenli olarak alışveriş yapılmasını sağlamaktır.
Bir gsm mağazasındasınız ve tarife soruyorsunuz ya da kampanyadan taksitli cihaz alacaksınız. Yani potansiyel müşterisiniz. Satın almayı planladığınız cihazın özelliklerini sorduğunuz satıcı etiket üzerinden hizmet vermeye çalışırsa, tarife bilgisini “durun bir dakika sistemden bakalım” derse bu alanda acemi veya konunun uzmanı olmadığı algısı nedeniyle güvensizlik duygusunu sizde yaratacaktır. Bu da gerçekleşmesi muhtemel satışa engel bir durumdur.
Güvensizlik sorunu yaşamak istemeyen bir çok işletme çözümü tabletlerde bulmuştur. Çünkü tableti kullanılarak verilen hizmette müşteri sisteme yükleme yapıldığını ve seçeneklerin bir otomasyon aracılığıyla kendisine verildiğine tanık olur. Kurumlara güven oluşması satıcı hatalarını aza indirmesi açısından değerlendirildiğinde çok mantıklı bir tablo ortaya çıkıyor. Hiçbir işletme sahibi mağazadan içeri giren bir potansiyel müşteriyi satıcı hatası veya satıcının yaratacağı yanlış algı nedeniyle satıştan vazgeçmesini istemeyecektir.
Ürünün bilgisine ister tabletten ulaşın ister ezberden ulaşın mutlak ve geçerli olan müşteriye doğru bilgi vermektir. Bu davranış satıcının en büyük kazanımı olarak algılanmalıdır. Yalan kısa sürede satıcının amacına ulaşmasını sağlayabilir, müşteri ile sözleşme imzalanmasını sağlasa da bu anlaşma kusurlu bir anlaşma olacaktır. Bu durum orta ve uzun vadede çok ciddi sıkıntılar yaratacaktır. 
Çok güzel bir söz var onunla bitirelim: "Güven ruh gibidir; terk ettiği bedene asla geri dönmez."  

14 Eylül 2015 Pazartesi

Satışın Anahtarı: Karakter Analizleri


Bugün sahada canla başla hedeflerini gerçekleştirmek için yoğun çaba harcayan tüm satış yöneticilerinin en çok bilmek istediği ikna için uğraştığı potansiyel müşterilerinin ne istediğini bilmektedir diye düşünüyorum. Satış görüşmeleri sırasında müşteri ile görüşürken o an müşterinin aklından geçenleri bilmek ne de iyi olurdu öyle değil mi? Müşterinin o an aklının fotoğrafını çekseniz ve ne istediğini gördüğünüzü bir hayal etsenize? O isteğe göre satış görüşmelerini konumlandırmak, ona göre konuşmak, müşterinin ihtiyacını karşılamak ve nihayet satış... işte bu kadar kolay. Böylece hedefleri gerçekleştirmek de zulüm olmaktan çıkardı hiç şüphesiz. Bu cümleleri yazarken aklıma Mel Gibson 'ın baş rollerini oynadığı orijinal adı "What Women Want" olan "Kadınlar Ne İster" adlı film geldi. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Başına gelen bir kaza sayesinde tüm kadınların aklını okumaya başlıyor. Önceleri bundan büyük keyif duyuyor, hatta bu yeteneği ile güzel sonuçlar da elde ediyor, sonrasını ise size bırakıyorum mutlaka izleyin.
Müşterileriniz aklını nasıl okuyacağınızı size söylemem. Bunun için yapılan bilimsel çalışmalar, deneyler var. Önümüzdeki dönemde bu konuyla ilgili bir çok haberi daha çok duyacağız, okuyacağız. Artık markaların ciddi ciddi bu bilimsel çalışmaları yakından takip ettiğini bilmenizi isterim.
O markalar da beynin nasıl çalıştığı ve alışveriş sırasında müşterilerin ne istediğini ve ne hissettiğini öğrenmeye çalışıyorlar. Hedef kitlelerini anlayıp ona göre satış ve pazarlama stratejileri konumlandırmaya çalışmaktadırlar.
Benim belirtmek ve biraz daha detaylandırmak istediğim konu ise, potansiyel müşterilerinizin anlamanın diğer yolu olan satışın anahtarı gözleme dayalı karakter analizleridir. Satış ve ikna görüşmeleri sırasında potansiyel müşterimizi iyi anlamak için aklını okuyamayabilirsiniz belki ama çalışma ofisini mutlaka okuyabilirsiniz. Alışkanlıklarına ve davranışlarına bakarak bir fikir elde etmemiz de mümkün. Küçücük bir dikkat bütün satış görüşmelerinizi kendi lehinize çevirmenize neden olacaktır.
Kişilerin davranış özellikleri incelendiğinde dört farklı karakter sergiledikleri ortaya çıkmıştır.
Bilim insanları bu davranışları renkler de kullanarak sınıflandırmış karakter ve davranışlarını kategorize etmiştir. Kırmızı, sarı, mavi ve yeşil olarak gruplandırılan karakterleri biraz daha yakından tanıyalım.

Kırmızı: dominant karakterdir. Hep dik dururlar. Güçlüdürler. Sahiplenmeyi severler. Her zaman kendilerinin haklı olduğuna inanırlar. Eleştirilerden ve eleştirilmekten hiç hoşlanmazlar. (Yöneticiniz bir kırmızı karakterse onunla konuşurken bir konuyu ele alırken ona geri bildirim verirken buna dikkat edin) Az laf çok iş felsefesini benimserler. Egoları yüksektir. Kuralları kendi koymayı ve uygulatmayı isterler. Hızlı ve iş bitirici olduklarından daha çok sonuçlar ilgilerini çeker. Geminin yolda aldığı su veya yakalandığı fırtına umurlarında değildir. Gemi limana gelmiş mi ona bakarlar. Bu karaktere sahip kişiler için statü çok önemlidir. Bu kişileri ikna edebilmek için kararların onlar tarafından alındığını hissettirmek önemlidir. Lider doğmuş ve lider öleceklerdir. Ani karar verebilirler. Bu ani kararlar nedeniyle zor durumda kaldıkları çok olur. Geri adım atmazlar. Küçük yaşlardan beri bağımsızdırlar. Yönlendirilmek istemezler. Öz güven patlaması yaşarlar.
Sarı kişiler: çevrenizdeki sempatik, heyecanlı, enerji patlaması içinde olan, yerinde duramayan kişilerdir. Sahne ışıkları hep bu kişileri göstermelidir, sosyaldirler. Arkadaşları ve çevresi onlar için önemlidir. Tek başına değil grupla hareket etmeyi severler. Yeni ortamlar yeni arkadaşlar hep heyecan yaratır. Çok enerjiktirler. Her zaman söyleyecekleri eğlenceli sözleri vardır. Neşelidirler. Çılgınca planların kaynağıdırlar. Organizasyon onların işidir. Kendilerine göre bir düzenleri vardır ancak dışarıdan bakıldığında düzensiz görünebilirler. Bilgisayarın masa üstüne bir bakın her şeyi bulabilirsiniz, en dolu masaüstü onlarınkidir. Arada temizlik yapar bir düzen oluştursalar da masaüstleri yine çabuk dolar. Detaycı değildirler. Derinlemesine ve çok yönlü değerlendirmelerde zorlanırlar. Arkadaşlarının fikirlerini mutlaka sorarak aksiyon almasını severler.
Onların düşünceleri önemlidir. Sarı karakter girişkendir. Her zaman fikir sahibidir. Hızlı hareket edip dağınık olduklarından çok kırıp dökerler.Susmazlar. Motorları hiç soğumaz. Hüzünlü ortamları sevmezler. Merak ve arkadaş yanlısıdır. Olaylara ve kişilere çabuk inanırlar.
Mavi kişiler: daha çok analitik yapıda kişilerdir. Asaleti temsil eder renkleri. Ciddidirler. Disiplin ve düzen olmazsa olmazlarıdır. Etrafınızda cep telefonunu halen kılıfı ile birlikte kemere takarak kullanan varsa işte bunlar o mavi kişilerdir. Detaycıdırlar. Bazen o kadar detaylara takılırlar ki karar verme anı geldiğinde o derin ve analitik kuyunun sarmalından kurtulamazlar. Onlar için hayat bu analitik yapı içinde çok zor olur. Standartları yüksektir. Tedbirlidirler. Plan ve programlıdırlar. Rakamla ifadeleri severler. Mükemmeliyetçidirler. Bilgisayarlarının masaüstü en düzenli kişilerdir. Risklere göre hareket ederler,  Kurallara karşı her zaman duyarlıdırlar. Kural dışı inisiyatif almazlar.
Yeşil kişiler: görev adamlarıdır. Sabırlıdırlar. Rahatlatan, huzur veren, aidiyet duygusu yüksek olan kişilerdir. Aileleri onlar için önemlidir. İşlerinde de uzun süreli çalışan kişiler genellikle yeşil kişilerdir. Değişiklikleri çok sevmezler. Uyum ve sukünet bu karakterin vazgeçilmezleri arasındadır. Değişen ortamları hemen benimsemezler, kendilerini rahat da hissetmezler böyle durumlarda. Aşina oldukları ortamlarda ve arkadaş gruplarında rahat ederler. Kendileriyle barışıktırlar.Biran önce verilen işi bitirmek ve dinlenmek isterler. Fazla enerji harcamazlar. Kimseyi kırmak istemezler, hatta bundan çok korkarlar. Çatışma ve gerginlikten kaçınırlar, uzak dururlar. Genel hallerinden hep memnunlardır.İtaatkar yapıları vardır. Kurallara uyarlar. Yönlendirilmeye açıklardır. Monoton işlerde çok başarılılar.

Karışık bulanlar için aklınızda tutmanın güzel bir yolunu sizinle paylaşacağım; şimdi satış görüşmesi için bir ofise girdiğinizi düşünün; bu ofiste ufak bir gözlem yapıyorsunuz; ve evet bir çerçeve gördünüz masada duran. Çerçeve içindeki resimde ofisine görüşmeye geldiğiniz kişi ve tuttuğu takımın başkanı ile çekilmiş bir fotoğrafı var. İşte size kıpkırmızı karakter. Statü sever lider...
Gördüğünüz çerçeve içindeki resimde müşteriniz ve halı sahada maçtan önce arkadaşlarıyla birlikte çekilmiş samimi bir grup fotoğrafı varsa veya müşteriniz meyhanede masa başında arkadaşlarıyla keyifli dakikaları yansıtan güzel bir kare içindeyse alın size enerjik coşkulu arkadaş sever sarı karakter. Gördüğünüz çerçeve içindeki karede müşteriniz yok ama müşterinizin sevdiği ailesi, çocukları varsa işte size aile sever barışçıl huzurlu yeşil karakter.
Eee mavi karakteri anlatmadınız dediğinizi duyar gibi oldum. Onlar da ise çerçeve yok. Çünkü ofisteki masada çerçevenin ne işi var Allah aşkına, burası bir iş yeriyse ona göre masada ekipman olmalıdır disiplin ve düzen sahibi, ciddi mavi karakterin...

Unutmadan söyleyelim; satışın anahtarı olan karakter analizini doğru yapar karşımızdaki potansiyel müşteriyi doğru gözlemlersek onun daha rahat edeceği ortamı yaratmış oluruz. Bu ortam hiç şüphe yok ki kendimizi daha iyi anlatmamıza fırsat verir ve böylece müşterimize kendimizi daha fazla dinletebiliriz.
Potansiyel müşteri sizinle konuşurken bir satış görüşmesinde olduğunu hissetmemelidir. Görüşme sırasında satıcı olarak değil bir yakını olarak onu ne kadar iyi tanıdığınızı hissettirmeniz satışa zemin hazırlayacak önemli bir süreçtir.
Satıcı olarak potansiyel müşterinizde "bak aynı bana benziyor" veya "ne kadar çok ortak yanımız var" gibi hisler uyandırmanız satış sürecini olumlu yönde hızlandıracaktır. Çünkü kişiler kendilerine yakın hissettikleri veya kendileri gibi olandan alışveriş yapmayı yani "Satın Almayı"tercih ederler.

Bol satışlar...

Cihan ARSLAN

14 Kasım 2015