7 Eylül 2020 Pazartesi
Satışın T.E.M.İ.Z Adımları M: “Müşteriye Çözüm Sun”
3 Ağustos 2020 Pazartesi
Kader ile Kadir'in hikayesi
Blog içinde de bulabileceğiniz 2011 Mayıs ayında bir yazı kaleme almıştım: "Her Şeye Rağmenci Olmak veya Olmamak" ... Bu hikayemizde aslında o yazıma benzer izler taşımaktadır.
Kader ve Kadir ayakkabı üzerine satış yapan bir firmanın iki farklı tipte olan satıcısıdır. Her iki satıcının da kendine has ikna teknikleri, hayata ve işe bakışı ve aynı zamanda da çalışma metodları vardı. Kader daha çok klasik satıcı profilindeydi. Değişime ayak uydurmakta zorlanırken muhafazakar bir yapıda ve geleneksel modele uygun satış yapardı. Belli müşteri gruplarında işe yarar satışlar da yapmıştı zaman içinde. Kadir ise kalıbına sığmayan, vizyonu geniş, değişimi isteyen talep eden yenilikçi bir yapıyı temsil ediyordu.
Günlerden bir gün, firmanın patronu Afrika'da yeni bir pazar arayışına girmişti. Kader'in uzun zamandan beri kendi bünyesinde çalışmasından kaynaklı olarak pazarın ilk keşfi ve satış potansiyeli analizleri için Afrika'da bir bölgeye göndermişti. Uzun bir yolculuktan sonra Kader belirtilen lokasyona gelir. Geldiğinde gördüğü manzaraya inanamaz bunun üzerine ilk iş olarak şirketi arar ve bu lokasyonda satış yapılamayacağını çünkü bulunduğu bölgede kendisinden başka kimsede ayakkabı olmadığını herkesin yalın ayak dolaştığını belirtir. Bu şartlarda kendisinin satış yapılamayacağı rapor eder etmez de ilk fırsatta şirkete geri döner.
Patron ise, Afrika kırsallarındaki şansını bir kez de Kadir ile denemek ister. Kadir'i daha önce Kader'i gönderdiği yere gönderir. Kadir'de belirtilen lokasyona uzun bir çaba sonunda gelir. O da Kader gibi geldiğinde gözlerine inanamaz kendisinden başka kimsede ayakkabı yoktur ve herkes yalın ayak dolaşmaktadır. Bunun üzerinde Kadir hemen şirketi arar. Patron'a: "patron gördüklerime inanamayacaksınız, buraya göndermeyi planladığınız ayakkabı sayısını 10 kat artırın çünkü kimse ayakkabı kullanmıyor, bunların hepsine ayakkabı satışı yapmamız gerekecek."
Her iki olay da aynı ancak iki satıcının bakış açıları ve vizyonları ise farklıydı...
Satış, lokasyon şartlarına bağlı olarak değişkenlik gösterirken, bakış açısı ile de değişkenlik göstereceği çok açıktır.
Sevgiyle kalın...
Anonim hikayedir...
30 Temmuz 2020 Perşembe
Satışın Matematiği
Satış bir matematik işidir. İşi yaparken hangi rakama bakacağınızı bilmeniz çok çok kıymetlidir. Bir satış ekibi yönetiyorsanız, ekibinizin tüm yaptığı işin istatistiklerine ve ortalamalarına bakmanız gerekir. Bu rakamlara hakim olmanız gerekmektedir çünkü bu satışın matematiğidir. Ör; potansiyel bir satış görüşmesi için bir randevu almak için 10 tane telefon görüşmesi yapmak gerekiyorsa, bir satış yapmak için de 10 randevu almak gerekiyorsa, o satış veya tele satış personellerinin her zaman bu şekilde çalışıyor olması gerekmektedir. Sizin de bu rakamları yönetiyor ve adınız kadar emin bir şekilde biliyor olmanız gerekmektedir.
Satış görüşmelerinde önerilmek (sıcak referans oluşturmak) son derece önemlidir; çünkü, önerilmek satış gerçekleşme olasılığını artıran bir yöntemdir.
Bir satıcı, potansiyel müşteriler ile yaptığı telefon görüşmelerinin neredeyse tamamında hayır yanıtını alır. Bu görüşmeler öneri üzerine yapılan telefon görüşmelerine dönüştüğünde ise, hayır yanıtlarının olumluya dönme ihtimali yüzde 70’e çıkacaktır. Bunu kim istemez?
Bir satış personeli arama yapar ve sürekli reddedilirse, bir süre sonra daha fazla arama yapmak istemeyecek ve kesinlikle işinden soğuyacaktır. Sorun ise bu değildir. Sorun sizin bunu yönetici olarak ne zaman fark edeceğinizdir. Peki siz bunu ne zaman fark edeceksiniz? Gün sonunda mı? Eş zamanlı mı? Bir hafta sonunda mı? Bir ay sonunda mı? Ne zaman? Ne kadar geç olursa, iş ve istihdam kaybı kaçınılmaz olacaktır. Oysa ki, öneri üzerine yapılan telefon görüşmeleri genellikle daha olumlu geçecektir ve satış personeli üzerinde daha pozitif bir etki yaratacağı kesindir.
Bir satış personelinin ortalama seviyede yeteneği olduğunu varsayalım. Bu kişi 20 farklı temas kursun ve bunlar arasından birisine de satış yapmayı başarmış olsun. O zaman satış oranımız ortadadır: 20'de 1 birim satış. Bu durumda; o kişi her gün satış yapabilmesi için gün içinde mutlaka 20 ayrı temas kurması gerekecektir. Benzer yeteneğe sahip olmayan birisinin tek bir satış yapabilmek için 50 ayrı temas kurması gerektiğini düşünelim. Belki biraz daha fazla çalışması ve efor sarf etmesi gerekecektir, çok net. Ancak, her iki kişi de gün sonunda benzer birimde satış başarısı elde etmiş olacaktır.
2017 yazında kamera ve güvenlik sistemleri üzerine çalışan bir firmaya danışmanlık hizmeti veriyordum. İstanbul ve Bursa lokasyonlarında faaliyet gösteriyordu. Tüm satış elemanlarını faaliyet programına soktum. O andaki faaliyet aktivitelerini inceledim. Tele satış birimindekiler bir gün bir yere, diğer gün bir yere telefon ediyorlar ve tanıtım yapıyorlardı. Düzenli çalışmadıklarını ve datalarını ortak bir havuzda tutmadıklarını tespit ettim. Gereken satış hedefine ulaşabilmeleri için nasıl bir faaliyet içinde bulunmaları gerektiğini anlamaya çalıştım. Yapmaları gereken şey basitti; her gün en az 100 farklı temas kurmaktı. Ancak, onlar neredeyse üç günde bir 100 farklı temas kurdukları için her gün satış görüşmesi için randevu alamıyorlardı. Aynı durum sahada dolaşan satış personelleri için de geçerliydi. Günde kaç farklı temas yaparlarsa satışa ulaşabileceklerini bilmiyorlardı. Geçmiş ziyaret analizi ve güncel ziyaret analizlerini inceledim. Ortaya sahada en az 20 farklı temas yaptıklarında bir birim satışa ulaştıklarını tespit ettim. Bu durumda bir günde 7 farklı temas yapan satış personelinden ancak ve ancak 3. günün sonunda yani 7 x 3, 21 ziyaret tamamlandığında satış haberi gelecekti. Bu durumu yatırımcı ve takım liderleri ile paylaştım. Akabinde ise, etkin en az 20 ziyaret hedefi ile günü tamamlamalarını istedim. Sonuçlar göz kamaştırıyordu. En az 20 farklı ziyaret hedefine ulaşan her satış personeli satış ile ofise dönüyordu. Matematik yine kendini göstermişti. Ay sonunda 120 + satış ile tüm zamanların en iyi skorlarını üreten bir satış ekibi olmuştu.
Satışı sadece yeni müşteri kazanımı olarak düşünmemek gerek. Müşteri tutundurma çalışmaları şirketlerin en önemli konusu haline çoktan geldi. Özel tekliflerle mevcut müşterileri sistemde tutmaya çalışmanın maliyeti yeni kazanım müşteriden her zaman daha az maliyetli olacaktır. O nedenle ki
öncelikle müşterilerin sorunları ile yakından ilgilenmek gerekir. Müşterilerin yüzde 99’u bir sorun yaşadıklarında bunu satıcıya söylemeyeceklerdir. Bunun anlamı şudur: Eğer satış personeli müşteriler ile sürekli iletişim kurmuyorsa, ayda en az bir kere onlarla konuşmuyorsa bu ciddi bir hatadır. Sadık müşteriler sadık ve düzenli bir iletişim isterler...Çalıştıkları firmalardan da bunu beklerler.
Burada önemli bir nokta var. Müşteriyi sadık kılmanın en önemli koşulu, müşteriyle olan ilişkiyi koparmamaktır. İkincisi de satış personelinin, müşterilere o ürünü almak isteyecek diğer tanıdıklarının isimlerini sormasıdır. Müşterileriniz eğer ürününüzden memnun değillerse, yüzde 93’ü bunu size söylemeyecek ve gidip rakibinizin ürününü satın alacaktır. Bu nedenle de müşteriler ile iletişim içinde olmak önemlidir. Sorunu olan müşterilerin yüzde 95’i sorunları çözüldüğünde, şirkete daha önce hiç sorun yaşamamış olanlardan daha da sadık olacaklardır.
Yöneticilerin en önemli görevi, satış ve pazarlama personellerini desteklemektir. Onları eğitmeli, yaklaşımlarını nasıl değiştirebilecekleri konusunda fikir vermelidir. Onları motive etmelidir. Kendilerini geliştirmelerine yardımcı olmalıdır. Bunlara ek olarak yöneticiler, satış ekiplerine satış olasılıkları ile ilgili olarak sürekli rehberlik, kılavuzluk yapmalıdırlar. Satışın matematiğini onlara göstermelidirler. Örneğin, belirli pazarların daha çok gelir getireceğini, daha etkin olabilecekleri lokasyonları anlatmaları gerekir.
18 Aralık 2015 Cuma
Satışın T.E.M.İ.Z Adımları T: "Temas ve İlk İzlenim"
10 Kasım 2015 Salı
Satışın T.E.M.İ.Z Adımları
- Güleryüz
- Dış görünüm
- Hazırlık ve planlama
- Ortamın satışa uygunluğu
- Güven
- Müşterilerimiz misafirimizdir
- Gözlem
- Mevcut durum analizi
- Ucu açık sorular: 5N + 1K soruları(şifreler müşteride)
- Müşteri faydasına uygun seçeneklerin sun
- Ürün bilgisini tam ver
- Danışmanlık yap
- Dürüst ol
- İtirazları karşıla
- Akıllarda soru işareti kalmasın
- Satışı kapat
- Çapraz satış yap
- Boş çıkma
- Referansı unutma
14 Eylül 2015 Pazartesi
Satışın Anahtarı: Karakter Analizleri
3 Mayıs 2012 Perşembe
Satışın Anahtarı: Güven Duygusu Yaratmak
11 Nisan 2012 Çarşamba
Vur Kaşeyi Bitir İşi
Kaynağı ne olursa olsun, satışı kapatmak; yani sonladırmak için yapılması gereken ise, korkularımızın üzerine gitmektir. Reddedilme ihtimaline rağmen son cümleleri söyleyebilme cesaretini gösterebilmektir.
Kaşeyi vurmak için bu kadar zaman beklediniz, şimdi söz sırası ise sizde, peki kaşeyi vurmak için daha neyi bekliyorsunuz?
Cihan ARSLAN
10 Kasım 2011 Perşembe
Değişen Ortamlara Uyum Sağlamak
Değişen ortamlara uyum sağlamak; veya bu süreci yönetmek önce kendimizi bilmek ile başlıyor. Değişime ne kadar ayak uydurabileceğimizdir konu olan, yada buna ne kadar göze alabildiğime yeteneğimizdir...
Değişikliklere önce tepki verir bedenimiz ve zihnimiz...Kendimizi mutsuz, biraz da belirsiz bir ruh halinde buluruz...Sonrası sürecin ilerlemesi ile de alakalı olmakla birlikte durum analizi ve gözlemle devam eder. Derin bir nefes alıp verdikten sonra durumu net olarak algıladığımızda ve kendimize geldiğimizde yol ikiye ayrılır. Bunlardan ilki bu değişimi kabullenmemektir. İsyan bayrağını çekmektir. Toplumumuzun büyük bir kısmı bu seçeneği hayatında uygulamayı tercih eder. İkinci yol ise, değişimi kabullenmektir ve bu değişikliğe karşı daha iyi nasıl yapabilirim veya davranabilirim sorusunu sormak, buna cevap aramaktır. Nirvanaya giden yolda bu ikinci yoldur. Kendimizi tanıdığımızın, yeteneklerimizi bildiğimizin, sınırsızlığımızı veya sınırlarımızı bildiğimizin en iyi göstergesi bu seçeneğe göre hareket etmemizdir aslında. Dolayısıyla şirketlerin; öncelikle satış ekipleri dahil tüm departmanlarından beklediği şirket stratejilerine uygun olarak değişen şart ve koşullara ayak uydurulmasıdır. Bu sürecin tüm departmanlarca yönetilebilmesidir.
Ekibinizde ve çevrenizde değişen ortamı yönetme becerisini gösteren kişilerin diğer kişilere oranla daha mutlu, istekli, enerji dolu ve başarılı olduğunu görebilirsiniz.
Satış ekiplerinin de değişen ortamı yönetme becerisine sahip kişilerin tercih edilmesi; ilk işe alım sürecinde çalışmaya aday kişilerin bu yeteneklerini ortaya koyacak bir kurguda veya yapıda insan kaynakları sürecini oluşturulması, doğru kişilerle sağlam bir zeminde satış organizasyonun kurulmasına katkı sağlayacaktır. Çünkü doğru satış ekibi, doğru satış ziyaretini, doğru satış tekliflerini ve beraberinde doğru ve başarılı satışı getirecektir.
Cihan ARSLAN
3 Mayıs 2011 Salı
Her şeye Rağmenci Olmak veya Olmamak...
Ya diğerleri;
Müşteri Odaklı Şirketlerin Eğitim Süreci...
Eğitim süreci; müşteri odakli bir şirkette eğitim alacak kadronun tüm departmanların müşteri memnuniyeti adına ihtiyaçlarının belirlenmesiyle başlayan, eğitim sonuçlarının istatiksel olarak ölçülmesine kadar uzanan uzun süreli bir süreci kapsamaktadır.
Bu cümlelerimden sonra; aklınıza bu zamana kadar aldığınız kişisel gelişim, satıs, strateji eğitimleri gelmiş olabilir, kimilerinin unutulmaz bulurken kimi eğitimlerin içeriğini hatırlamazsınız bile...İşte bu noktada eğitimi veren şirketlerin eğitim içeriği ve kalitesi, diğerlerinden farklılaşması, çalışma yapılan şirketin ihtiyacının iyi belirlemesi, amacına hizmet edecek şekilde kurgulanması, çalışanlarını eğitmeye amaçlayan şirketlerin eğitime bakış açısı, eğitim sürecine tüm departmanlarını dahil etmesi yani kapıdaki güvenlik personelinden, şirketin CEO’ suna kadar olan bölümü eğitime konu etmesi, verilen eğitimin başarıya ulaşmasında ana etkenleri oluşturmaktadır.
Tüm eğitimlerde amaçlanan öğrenmenin sağlanabilmesidir. Yapılacak eğitim çalışmalarında uygulamalı, katılımlı, eğlenceli, interaktif uygulamaların tercih edilmesi, kişinin eğitimi özelleştirmesini sağlayarak öğrenmenin güçlü ve akılda kalmasını sağlayacaktır.
- Takım çalışması etkinlikleri,
- Yaratıcı drama ve role play çalışmaları,
- Film gösterimi, örnek olay çalışmaları,
- Fikir birliği veya beyin fırtınası çalışmaları ve soru sorma sanatı kullanılabilir.
- Çalışma grupları, workshoplar,
- Gruba özel, kişiye özel çalışma ve sunum tekniği uygulaması...
Cihan Arslan
Hayat Bir Satıştır...
Hayvanlar aleminde de satış vardır...Muhabbet kuşlarını izleyin veya kumruları, arıları, yunusları, penguenleri izleyin, kutup ayılarına bakın...Kısaca hercanlı kendini kabul ettirmek, kendine değer yaratmak, bazen de hayatta kalmak için SATIŞ yapar. Hayatın her anında; bu nedenle hep SATIŞ vardır ve bu hayat döngüsü içinde de olmaya devam edecektir...